|
23 yaşındaki oyuncuyu yeni sezonda sürpriz bir projede başrolde görmeye hazırlanırken, ilk kez gerçekte kim olduğunu ve hayallerini öğrenme şansını elde ediyoruz.
Marie Claire Temmuz 2010
İdol "Türkiye'de her yönüyle tam bir sanatçı olduğunu düşünmüyorum. Yurtdışında var; çünkü oradaki oyuncuların hepsi müthiş beyin takımyla çalışıyorlar. Burada sanatçıların çoğu menajerleri ile bile anlaşamıyor. İdol olarak birine göstermem mümkün değil; ancak 'en zeki' ya da 'en güzel', 'en yetenekli' gibi isimler verilebilir. Bu yüzden Türkiye'de bir idolüm yok. Bu idol meselesinin de döneme göre değiştiğini düşünüyorum; Türkan Şoray'ın dönemi ile Hülya Avşar'ın dönemi aynı değil. Özellikle şimdi idol olarak beliren isimler önceden otuz yılda bir değişirken, bugün beş yılda bir değişiyor. Herkes sürekli yeni bir yüz arayışında. Ben oyunculuk konusunda doğal olmaya çalışıyorum. Rol yapmıyorum; içimden bir köylü kızı ya da bir çingeneyi ortaya çıkarıyorum. Sanırım bu benim kendi cevherim. Sadece güzel olduğum için de bu işi yapabilirdim; birçok insan bu sebeple oyunculuk yapıyor ama ben avantajlarımı değerlendirmek istiyorum. Şu anda beni cazip kılan şeyin yeni olmamdan kaynaklandığının farkındayım. Ben de bu 'yeni' olaylarına yenilmemek istiyorum!"
Güzellik "Güzel olduğumu bilerek büyüdüm ama bunun bir avantaj olduğunu çok sonra fark ettim. İlk bakışta dış görünüş çok önemli. Bir görüşmeye gittiğim zaman bunu hissediyorum, çünkü farklı hissettiriliyorum. Dezavantajı da var tabii ki. Büyük bir sorumluluk gerektiriyor. Başkalarından çok daha fazla seçenek sunuluyor ve eğer ayırt edemezseniz, hata yapabiliyorsunuz."
Tutku "Şiddete, şiddetin getirdiği tutkuya bağlılık diye bir durum var. Bunu yaşamak kişilerin tercihi. Zamanında öyle yoğun bir ilişki yaşadım; şimdi de o hissi içimden çıkarıp yaşayabilirim. Ancak şu andaki ilişkimde buna ihtiyaç duymuyorum. O zaman bir haber çıkmıştı; beraber olduğum kişiyle kavgamızı duymuşlar, görmüşler ve 'dayak yemişsiniz' diye geldiler bana. Ben de o dönemki erkek arkadaşımı 'kadın döven adam' pozisyonuna sokmak istemediğim için, 'Evet, kavga ediyoruz' dedim. Kendimizi ifade edemediğimiz anlarda, sinir anlarında böyle şeyler olabiliyordu. Doğru bir şey değildi tabii ki; doğru bir şey olmadığı için şu anda beraber değiliz."
"İşimle alakalı problem yaşamak istemiyordum. Bu konuyu konuşmak da belki çok doğru değil; çünkü biliyoruz Türkiye'de çok dayak yiyen kadın var. Susuyorlar, konuşmuyorlar; bazıları âşık oldukları, bazıları ise mecbur oldukları için ilişkiye devam ediyorlar, kendilerini devam etmek zorunda hissediyorlar. Öyle durumlarda insanın psikolojisi çok bozuluyor. Normal bir insan olmuyorsunuz. Sadece dayak değil; hakaret etmek, kavga, bağırış çağırış, bir şey fırlatmak, hepsi çok kötü. Bu saygısızlığı da aslında biz getiriyoruz ilişkiye. Vurmuyorsunuzdur ama bir şey fırlatıyorsunuzdur; ikisinin arasında çok fark yok bence. İkisi de karşınızdaki insana zarar vermek, canını acıtmak için yapılan şeyler. Bu saygısızlıklar bir yandan tutkuyu getiriyor olabilir ama yıllarca süren ilişkiler baktığınız zaman, o ilişkilerde saygısızlık olmadığını, kimsenin kimseye saygısızca davranmadığını görüyorsunuz. Bu tarz bir tutku ilişkiyi tüketiyor; geleceğinizden çalıyorsunuz. Gelgitleriniz yüzünden bir süre sonra o tutku arayışı bir tür bağımlılığa dönüşüyor, sonra bir anda her şeyi bitirmek istiyorsunuz."
Aşk "Hayatımdaki kişi, benim için çok değerli. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu yeniden öğreniyorum bu ilişkiyle. Kendimi değerli hissediyorum, değer görüyorum. Bunların hepsi çok önemliymiş. Hırpalamaktan ve hırpalanmaktan bu huzurun ne kadar önemli olduğunun farkında değildim. Belki o dönemki enerjimle ilgilidir. O zamanlar o tarz bir ilişkiyi kaldırabiliyordum; buna açıktım. Belki hâlâ öyle bir ilişkiyi kaldıracak enerjim var ama artık o enerjimi boşa harcamak istemiyorum. Büyük saçmalık. Çok güzel şeyler yaşamak varken neden hep kışkırtma, melankoli, drama yaşansın? Hayatımdaki erkek oyuncu değil; başka bir sektörde çalışıyor. Zaten artık bir oyuncuyla beraber olmak da istemiyorum. Oyuncu her zaman yarış halinde; bildiğiniz at yarışlarında gibiyiz. Koşturuyoruz sürekli. Çalışma saatleri yüzünden birbirinizi görmeniz imkânsızlaşıyor. Bir sette ışık şefini sevgilinizden daha çok görüyorsunuz. Bu yüzden de belki aldatmaya çok açık bir sektör. Bu karakterle de ilgili tabii; ben tek eşlilikten yanayım birisine bağlandığım zaman gözüm başka kimseyi görmüyor. Şu anda çok farklı bir noktadayım. Erkek arkadaşımın işi belli, çalışma saatleri belli, daha sık görüşebiliyoruz. Birçok konuda beni yönlendiriyor; benim yanımda oluyor. Tam ihtiyacım olan ilişki."
Eda Göklü Fotoğraflar: Ceren Semerci Styling: Duygu Hamdioğlu
 |
|
|
|
|
|
|
|
Estetik ve Plastik Cerrahı Dr. Osman Oymak; 26 yıllık kariyeri süresince başından geçen ilginç tecrübeleri, önümüzdeki aylarda piyasaya çıkarmaya hazırlandığı bir kitapta toplayacak.
|
|
|
|
'Kaşık pozisyonu, başka da şey istemem!' |
|
|
|
Hakkında herşey!
|
|
|
|
Sarp Levendoğlu'nu yakın çevresi anlatıyor.
|
|
|
|
Genç oyuncu Selen Seyven'i yakın çevresi anlatıyor.
|
|
|
 |
|
|
Nehir Erdoğan, Engin Altan Düzyatan, Yiğit Özşener ve Berrak Tüzünataç; ... |
|
|
|
 |
|
|
MC / Nejat İşler
MC / Nejat İşler
|
|
|
Kenzo SS2012
Stella McCartney SS2012 |
 |
|
|
Chloe Moretz, 14 yaşındaki bir genç kızın hayal dahi edemeyeceği bir yerde...
|
|
|