|
|
Marie Claire Türkiye
ANASAYFA
EDİTÖRDEN HABERLER
MODA
GÜZELLİK
LİFE STYLE
SÖYLEşİ
YAşAM
YARIşMALAR
Video
BU AY DERGİDE
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde kendi vatandaşını şiddete karşı koruyamadığı için suçlu bulunan Türkiye'de her on kadından dördü şiddete maruz kalıyor...
Marie Claire Ağustos 2009

Evli, dört çocuk sahibi ve ilkokul mezunu 34 yaşındaki kadın; "Akrabam değildi, düğünde görmüş beni; kaçırdı işte; ailem geri almak istedi beni, bu vermedi, ağaca bağlar döverdi, az bir şey görse döver beni, şiddet, dayak, şiddet" diyor. 44 yaşındaki iki çocuk sahibi ve lise mezunu kadın ise yaşadığı cinsel şiddeti şöyle anlatıyor; "Evliliğim yirmi üç yıl sürdü, yirmi üç yıldan sonra zaten bu dönemde hep şiddet görüyordum yani cinsel yönden de. Mesela kumar oynuyordu, parayı kaybettiği zaman gelip beni dövüyordu. Bu dayaktan sonra da beraber olmak istiyordu. İtiraz ettiğim zaman yine dayak yiyordum."

İlkokul mezunu ve dört çocuk sahibi 58 yaşındaki kadının sözleri ise adeta insanın kanını donduruyor; "Bizde bir şey vardır; gelinliğinle girdin kefeninle çıkacaksın..."

Dehşete düşüren bu açıklamalar ve benzerleri, Türkiye'de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması'ndan... Kadın ve şiddet kelimelerinin sık sık bir arada anıldığı Türkiye'de; Başbakanlık Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü'nce 51 ilde, toplam 12 bin 795 kadınla yüz yüze görüşerek yürütülen bu önemli araştırmanın sonuçları; ülkemizde var olan bu insanlık ayıbına tüm gerçekliğiyle ışık tutuyor. Çekirdek aileden başlayan ve sosyal hayata sıçrayan şiddet terörü; ataerkil toplumun en karanlık yüzü olarak kadınlar için dehşet saçmaya ve hayatlarını bir kâbus; bedenleri ve duygusal dünyalarını ise yıkık dökük bir enkaza çevirmeye ne yazık ki hâlâ devam ediyor.

Tokat Gibi Çarpan Rakamlar
Türkiye'deki kadına yönelik şiddetin acımasız gerçeğini açıkça gözler önüne Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması'nın istatistikleri, kapalı kapılar ardında yaşanan zulmün ne kadar yaygın olduğunu yansıtmaya yetiyor. Şiddetin sert tokadının ülkemizdeki her on kadından dördüne çarptığı gerçeği; kadın ve erkek eşitliğinde ve kadın haklarının korunmasında ne yazık ki hala aşama kaydedilmediğinin en büyük kanıtı!

Araştırmanın sonuçlarına göre kadınların yüzde 42'si hayatlarının bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Kadınların eşlerinden ya da birlikte oldukları kişi(ler)den maruz kaldıkları fiziksel şiddetin yaygınlığı kentsel ve kırsal yerleşim yerlerine göre önemli bir farklılık göstermiyor. Sadece eğitim düzeyi düşük olan kadınların şiddetle karşı karşıya kaldığına dair iddialar ise başlı başına bir yanılgı! Eğitim düzeyi daha yüksek olan kadınlar arasında bile her on kadından üçü eşleri ya da birlikte oldukları kişiler tarafından fiziksel ya da cinsel şiddet görüyor. Cinsel şiddet zaten çoğunlukla fiziksel şiddet ile birlikte yaşanıyor.

Şiddete Karşı Anlatılar kitabında Meltem Ahıska'nın Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı Gönüllüsü Zelal Yalçın ile yaptığı röportajda Yalçın şiddete maruz kalan eğitimli kadınlara toplumun bakış açısını şöyle anlatıyor; "Medyada ve toplumda kadına yönelik şiddet bir eğitim sorunu olarak sunuluyor. O zaman da, örneğin şiddete maruz kalan bir kadın hâkimin öyküsü çok şaşırtıcı bulunabiliyor. Sanki kadın hâkimin dayak yemesi çok sıra dışı bir şeymiş, onda bir sorun varmış gibi gösteriliyor. Böyle bir statüye sahip kadının şiddet görmeyeceğine ilişkin kanı, kadınları susturan bir silaha dönüşüyor. Böylece başka iyi eğitimli, mesleki donanımlı kadınlar durduruluyor. Yargılanmaktan korktukları için şiddeti açık edemiyorlar."

Şiddet Sınır Ve Şöhret Tanımıyor
Kadına yönelik şiddet; coğrafya, ırk ve kültürel farklılık da gözetmiyor. Avrupa'da yaşayan 16-44 yaş arasındaki kadınların önde gelen ölüm sebeplerinden en önemlilerinden biri şiddet! Hatta şiddet gördüğü için hayatını kaybeden kadınların sayısı; trafik kazası ya da kanserden ölenlerin sayısından daha fazla. Avrupa Komisyonu'nun araştırmalarına göre Avrupa'da her beş kadından biri şiddetin herhangi bir çeşidiyle karşı karşıya kalıyor. İngiltere'de her üç günde bir kadın, şiddete maruz kaldığı için hayatını kaybediyor. İrlanda'da ise cinayete kurban giden kadınların yarısının; partneri tarafından öldürüldüğü gözlemleniyor.

Ünlü kadınlar için de şiddet tıpkı diğer hemcinsleri gibi uzak değil... Babası tarafından yıllarca şiddet gördüğünü itiraf eden ve hala duygusal şiddete maruz kalan Aysun Kayacı, evliliğini kavga değil şiddet yüzünden sonlandırdığını açıklayan Zeynep Tokuş, erkek arkadaşından tokat yediği için şikâyetçi olarak gündeme gelen Deniz Akkaya, medyada isimleri şiddet ile birlikte anılan ünlü kadınlardan... Kadına yönelik şiddet, sadece Türkiye'de değil Hollywood'da da gündem maddesi! Yıllar boyunca en ağır fiziksel, cinsel ve duygusal şiddete maruz kalan ünlü şarkıcı Tina Turner, geçtiğimiz günlerde erkek arkadaşından şiddet gören ve saldırının ardından çekilmiş fotoğrafıyla medyada kadına yönelik şiddet gerçeğine bir kez daha dikkat çeken Rihanna, evliliği boyunca eşi tarafından fiziksel şiddete maruz kalan Whitney Houston, Sean Penn ile olan evliliğini şiddet gördüğü için bitirdiğini itiraf eden Madonna; kadınların yaşamını alt üst eden bu terörün şöhret ve maddiyatı da sınır tanımadığını kanıtlıyor...

Dünyanın her neresinde olursa olsun şiddetin bedeli kadınlar için her zaman çok ağır oluyor... Özellikle de cinsel şiddetin! İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Adli Tıp Kurumu Altıncı İhtisas Dairesi Başkanı Prof. Dr. Mert Savrun, şiddetin ne kadar ağır bir travmaya yol açtığını şöyle anlatıyor; "Şiddet çok boyutludur. Bir kişi; yakınını kaybettiğinde nasıl hissedeceğini ve ne kadar üzüleceğini empati yaparak önceden az çok duyumsayabilir. Ancak kişi; cinsel şiddetle karşı karşıya kaldığında neler hissedebileceğini böylesine korkunç bir şeyi yaşamadan duyumsayamaz ve empati yapamaz. Bu da cinsel şiddetin ne kadar ağır bir travma olduğunu gösterir. En ufak bir sözlü hakaret ya da küçük bir dokunuş bile kadının ruhundan yıllarca silinmezken; fiziksel ya da cinsel şiddet kadını bütün yaşamı boyunca takip eder."

Bilinçlenmek Şart
Ülkemizde şiddet gören kadınlar kanunlar tarafından yeteri kadar korunmadığı gibi başvurabilecekleri devlet kuruluşları ve sığınma evlerinin sayısı da olması gerekenden çok az... Avrupa Birliği standartlarına göre her 7500 kişilik nüfusa karşılık en az bir kadın ve çocuğunun sığınma olanağının yaratılması mecbur tutulmuşken; Türkiye'de sadece 52 sığınma evi var. 17 milyonluk İstanbul'da ise dokuz... Bu rakamlardan da anlaşıldığı gibi Türkiye'deki sığınma evlerinin sayısı tamamen sembolik! Belediyelerin ve il sosyal hizmet müdürlüklerinin sığınma evleri ise gerek yönetim; gerek maddi açıdan zorluklarla karşı karşıya. Sığınaklar, kadınların güçlenmesi ve hayatlarını yeniden kurması için gereken olanakları yaratmaktansa sadece barınma ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik destek veriyorlar. Dolayısıyla bu noktada, kadın örgütlerinin bilgi ve deneyiminin devletin kurduğu sığınma evlerinin işleyişine katkıda bulunması çok önemli.

Peki, kadına yönelik şiddet artıyor mu? Şiddete Karşı Anlatılar kitabında Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı Gönüllüsü Zelal Yalçın; "Medya iletişim araçlarına yansımayan, daha kapalı kapılar ardında kalan bir durum vardı. Ama şimdi iyi kötü, televizyonda sabah programları var, bir dolu yanlışla birlikte bu bir görünürlük sağladı diye düşünüyorum. Kadın örgütleri ve feministler de gündem oluşturmaya devam ediyor" diyor.

Şiddet uygulayanlar karşısında kanunların yeteri kadar baskın olması ve sığınma evlerinin etkin bir şekilde işlemesi; bir an önce harekete geçirilmesi gerekenler arasında yer alıyor. Devletin şiddet görmüş kişiler için tedavi olabilecekleri rehabilitasyon merkezlerini kurması ve bu alanda uzmanlaşmış doktor ve psikologları bu rehabilitasyon merkezlerine yerleştirmesi de gerekiyor. Ancak bütün bunlardan önce toplumsal bakış açısının bir an önce değişmesi şart! Prof. Dr. Mert Savrun; toplumsal farkındalığın çok önemli olduğunu söylüyor ve atılması gereken ilk adımı özetliyor; "Şiddetin insan ruhunda ne gibi tahribatlara yol açabileceği görmezden geliniyor. Toplum olarak şiddeti hoş görüyoruz. Bir kadın dayak yediğinde 'hak etmiştir'; cinsel şiddetle karşı karşıya kaldığında ise 'davetiye çıkarmıştır' deniliyor. Toplumun her kesiminin bu konuda bilinçlenmesi ve farkındalığa ulaşması şart! Anne ve babalar, polisler, öğretmenler, doktorlar, hâkimler; kısacası toplumun her kesiminden insanların şiddetin kabul edilemez bir insanlık ayıbı olduğunu benimsemesi gerekiyor."

Sığınakta Değişen Hayatlar...
"Sığınağa gelmeden önce hayatım bir cehennem gibiydi. Gördüğüm şiddet nedeniyle kaburga kemiğim kırıktı. Hamileydim ve 3 çocuğum daha vardı. Kendimi sığınağa zor attım. Eski eşim -eşim bile demek istemiyorum artık- aklınıza gelebilecek bütün kötülükleri yapıyordu. 'Kurtuluşum yok' derken, buraya ulaştım. Buraya sığındığım günden beri her şeyden önce bir insan olduğumu, kendime güvenmeyi, ayaklarımın üstünde tek başıma durmayı öğrendim. Artık hiçbir zaman ezilmeyeceğim. Üç oğlum var. Onlara erkek değil, hepimizin birer insan olduğunu öğretiyorum. Babaları gibi olmayacaklar." (B.R.)

"Kocam beni öldürmeye teşebbüs etti. Vücudumda pek çok iz vardı. Boşanmak istiyordum, ama sokağa bile çıkmama izin yoktu, üstümden kapıyı kilitleyip çıkıyordu. Komşuların yardımıyla kaçtım, üç çocuğumla birlikte... Önce bir avukat buldum, o da beni Mor Çatı'ya gönderdi. Altı aydır sığınaktayım; çocuklar da, ben de psikolojik destek alıyoruz. Dünyaya yeniden gelmiş gibiyim. Hayalini bile kuramayacağım şeyler oldu. Boşanma davam sonuçlanmak üzere. 4320 kararı çıkarttım. Kocam çocuklarıma ve bana yaklaşamıyor. Çocuklar okula gidiyor. Umarım bir değil, birçok sığınma evi açılır. Bizim gibi insanlar kurtulur." (Ç.L.)

Yardım Alınabilecek Yerler
İstanbul Barosu Kadın Hakları Uygulama Merkezi - 0212 292 77 39
SHÇEK İstanbul İl Sosyal Hizmet Müdürlüğü - 0212 511 42 75
SHÇEK Ankara İl Sosyal Hizmet Müdürlüğü - 0312 418 66 62
SHÇEK İzmir İl Sosyal Hizmet Müdürlüğü - 0232 446 33 52
Kadıköy Belediyesi Kadın Konuk Evi - 0216 414 38 61
Küçükçekmece Belediyesi Kadın Konuk Evi - 0212 411 06 00
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı - 0212 292 52 31
Amargi Kadın Akademisi - 0212 251 01 54
Gökkuşağı Kadın Derneği - 0212 244 83 00
Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu - 0212 245 45 93
İstanbul Üniversitesi Çapa Erişkin Psikiyatri - 0212 414 20 00

Yazı: Berrak Sürücü


Galeri
 
 


Yorumlar
Siz de Yorumda Bulunun
Yorumda bulunabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir


"Çifte Standart" isimli sergi, Los Angeles Çağdaş Sanat Müzesi'nde açıldı.
Ünlü müzisyenin hatıralarından oluşan kitap Kasım ayında çıkacak.
Hande Kazanova, bundan böyle MarieClaire.com.tr okuyucuları için haftalık burç yorumları yazacak...
Fransız bilim insanları, da Vinci'nin tablolarında kullandığı boya tekniğini çözmeye çalışıyor.
Ünlü yıldız, Uganda'da savaş mağduru çocuklarla görüştü...
Arama
Bu Ay Dergide
 
Kendine özgü cool çekiciliğinin yanı sıra gün geçtikçe genişleyen aile...
Marie Claire Video
 
Elie Saab Sonbahar/Kış 2010
Paris Moda Haftası - WireImage Video/Serimaj
Hemen İzle
ERDEM Sonbahar/Kış 2010
Chloe Sonbahar/Kış 2010
Editörden Haberler
 
Istanbul, 16 Temmuz-28 Ağustos...
 
MARIE CLAIRE DUYURULAR
 
Marie Claire
Defileler
 
2010-11
Sonbahar - Kış
Koleksiyonlarının
500 En Çarpıcı Modeli
 
BU HAFTA EN ÇOK OKUNANLAR
EN YENİ HABERLER
ANASAYFA
|
EDITÖRDEN HABERLER
|
MODA
|
GÜZELLIK
|
LIFE STYLE
|
SÖYLEŞI
|
YAŞAM
|
VIDEO
|
BU AY DERGIDE
|
GİZLİLİK
|
KULLANIM KOŞULLARI
|
BİZE ULAŞIN
|
KÜNYE
İlginizi Çekebilecek Diğer Dergilerimiz
|
|
|