|
|
Marie Claire Türkiye
ANASAYFA
EDİTÖRDEN HABERLER
MODA
GÜZELLİK
LİFE STYLE
SÖYLEşİ
YAşAM
YARIşMALAR
Video
BU AY DERGİDE
Antik ve modernin el ele verdiği bu ölümsüz şehri genç ve ünlü aksesuar tasarımcısı Delfina Delettrez'le geziyoruz.
Marie Claire Nisan 2009

Doğduğum günden bu yana Roma'da yaşıyorum. Şimdilik annem ile oturuyorum. Evini benimle ve bebeğimle paylaşmaktan gayet memnun! Ancak bulunduğumuz sokağın ruhunu pek de sevmiyorum. Roma'nın en eski sokaklardan biri olan Viale Ostiense'de yeni satın aldığım evin tadilatı biter bitmez oraya taşınacağım. Büyük pencereleri olan eski fakat aydınlık bir fabrikadan bozma aslında... Piazza Navona'ya iki adım mesafede bulunan, Via del Governo Vecchio Sokağı'ndaki butiğimi açtığımdan bu yana Roma'nın merkezini de artık layıkıyla keşfetmeye başladım.

Şehrin adeta bir mücevheri andıran bu ufacık merkezi daha ilk gördüğüm anda büyülemişti beni. Çevrem zanaatkârlarla dolu ve yoldan geçerken onları çalışırken görmek bana büyük bir keyif veriyor doğrusu. Öyle ki; evlerinin önüne sandalyelerini çıkarıp oturan büyükanneleri hatırlatıyorlar bana. Buna bayılıyorum. Roma; kiliseleriyle özdeşleşmiş bir şehir. Özellikle Via Veneto'daki Cappuccini Kilisesi'nden çok etkileniyorum ve mutlaka da görmenizi tavsiye ediyorum. Roma din ile içi içe! Dolaşırken her yerde Meryem Ana figürleri görebilirsiniz. Vatikan'ın yakınlarındaki Borgo Pio Caddesi de dini objeler satan butiklerle doludur. Oradan ölüm temalı objeler yerine, ucunda hacı olan kolyeler satın almayı çok seviyorum. Ölüme meydan okumayı, ona gülmeyi, hatta böceklerle, domuzlarla, kurbağalarla özdeşleştirmeyi de çok seviyorum.

Gastronomiye gelince... Galerimin yanında birçok küçük İtalyan restoranı var. Mönüleri fazla seçenek sunmasa da çok lezzetli. Favorim; çok güzel şarapları olan Cul-de-Sac... Orada Fagottini di foglie di vite yemeye bayılıyorum. Asma yaprağına sarılmış bir tür etten ve pilavdan oluşuyor. Sanırım ben bir etoburum! Restorandaki her yemek çok güzel, üstelik pahalı da değil. Her İtalyan gibi ben de pizzaya bayılıyorum tabii ki. Roma'nın en eski pizzacısı Da Baffetto'dur. Ne zaman giderseniz gidin mutlaka sıra beklemek zorunda kalırsınız, ancak buna değer! Diğer favori restoranım ise geleneksel İtalyan yemekleri yapan Settimio al Pellegrino... Ancak en büyük sorun; içeri girebilme olasılığınızın patronunun keyfine bağlı oluşu! Monti Mahallesi'nde bulunan, Via dei Serpenti Sokağı'ndaki Hasekura da minicik fakat enfes bir Japon restoranıdır. Birçok Japon akşam yemeklerini burada yiyor, bu da restoranın ne kadar iyi olduğunun bir ispatı. Grano saraceno'ya -spagetti çorbası- ve Japon birasına da bayılıyorum.

Giyim tarzım vintage... Via del Governo Vecchio'da birçok vintage butik bulabilirsiniz. Vintage giyim mağazası olan Mas'tan bir ya da iki euro'ya harika giysiler satın alabiliyorum: Madonna tarzı body'ler ya da büyük boy erkek trikoları gibi. İkinci el giysi bulmak için Porta Porteze Pazarı'nın altını üstüne getirdiğim de çok olmuştur. Çoraplarımı ve renkli tişörtlerimi birkaç ay önce Via dei Serpenti'de açılan American Apparel'dan satın almaya başladım. Haute couture için ise istikametim Topshop. Tamam; itiraf ediyorum! Annemden Fendi çantasını ödünç aldığım, kimi zaman da çaldığım zamanlar çok oluyor! Tüm giysilerini bana saklamış. Kürklü bluzlarını çok seviyorum. Ailemdeki bütün kadınların ayakları 37 numara olduğu için değiş tokuş yapabiliyoruz. On yaşımdayken annem ve babam bana ilk topuklu ayakkabımı hediye etmişlerdi, benim için hâlâ dünyanın en güzel hediyesidir. Şu anda giydiğim çizmelerin markası Balenciaga ve çantam da hep kullandığım bir Fendi Maxi Baguette.

Giysilerimde sıkça tercih ettiğim butik Luna e L'Altra çünkü o deli olduğum ten rengi Margiela çoraplar sadece orada var. Yine Yoshi Yamamoto ve kızı Limi Feu'nün tasarımları da bu butikte mevcut; hatta oradan daha yeni kafatası desenli bir elbise satın aldım. Butik Nuyorica'dan Balenciaga, Lanvin ve Marni alıyorum.

Alexander McQueen ve Balmain'e bayılıyorum fakat özgün tasarımlarını sadece Paris'te bulabiliyorum. Bazen, gün sonunda masaj yaptırıyorum. Bunun için Al Sunshine'a gidiyorum; çünkü randevusuz da sizi kabul edebiliyorlar. Hamile kaldığımda daha sık gidiyordum, Laura bacaklarımı bütünüyle kreme bulayarak masaj yapıyordu. Doğrusu kendi kendime masaj yapmaktan nefret ederim! Akşamları saat 11:00'a doğru Roma'nın en eski mahallelerinden biri olan Trastevere'de bir şeyler içmeye gitmekten keyif alıyorum. Birçok kişi orada buluşmayı tercih ediyor. Nişanlım Claudio beni Freni e Frizioni'yle tanıştırdı, o müthiş lezzetli kokteyllerini tatmak için sıklıkla gittiğimiz bir mekân. Caffe della Pace de; dışarıya konulan küçük masaları ile en çok uğranan yerlerden biri. Beyaz şarap, mojito ve bir martini, buz ve limon karışımı olan Martini Sower içmeye bayılıyorum.

Arkadaşlarım Carlotta, Gaia ve Victoria ile çıktığımızda; iki katlı, çok kalabalık olmayan Loft'a elektronik müzik dinlemeye gideriz. Ancak bilmenizde fayda var, sadece cumartesi geceleri açık. Rialto ise dans etmeyi sevdiğim, canlı müzik yapılan ve sigara içilen bir başka gözde mekânım! Her akşam farklı gruplar sahne alıyor. Gece kulüplerinin bolca bulunduğu Testaccio Mahallesi'ni de unutmamak gerek.

Kızım Emma doğduğundan bu yana -bir buçuk yaşında- geceleri fazla çıkmıyorum. Evde oturmaktan keyif alıyorum. Claudio ile mutfakta zaman geçirmeyi seviyoruz. Ancak elmalı tarttan başka hiçbir şey pişirmeyi de beceremiyoruz bir türlü! Alışverişimizi en iyi şarap ve peynirleri satan, dünyanın en iyi ürünlerini bulabileceğiniz Castroni'den yapıyoruz.

Özellikle Mısır tatlılarını, kuskusunu -burada en güzelini bulabilirsiniz-ve soğanlı hardalını çok seviyorum. Roma'da birçok pazar var. En ünlüsü de Vittorio Meydanı'ndaki... Zaten en iyi şefler de alışverişlerini oradan yapıyorlar. Biz; Campo dei Fiori'dekine gidip meyve, sebze ve çiçek alıyoruz; zira butiğimdeki çiçekleri her gün yenilemem gerekiyor. Ayçiçeklerini ve siyah gülleri çok seviyorum. Eğer bu çiçekleri pazarda bulamazsam, neredeyse bütün Roma'yı arşınlıyor ve soluğu ya Villa Doria Pamphhilj'in, ya kızımın midilliye bindiği Villa Glori'nin ya da hayvanat bahçesiyle ünlü Villa Borghese'nin bahçesinde alıyorum. Gün sonundaki trafiği saymazsak, çocuklarla şehirdeki hayat çok güzel. Size futbol maçıyla geçen akşamlardan söz etmek bile istemiyorum! Birçok arkadaşım zaman içinde New York'a taşındı fakat ben ısrarla Roma'da yaşamak istiyorum. New York çok çılgın bir şehir. Oysa antik güzelliğinin yanı sıra bu şehirde hayat çok tatlı! La dolca vita!

Fotoğraflar: Michel Figuet



Galeri
 
 


Yorumlar
Siz de Yorumda Bulunun
Yorumda bulunabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir


Ünlü oyuncu ile eşi Michael Douglas, Galler'de bulunan bir çocuk hastanesini ziyaret etti.
Ajan Salt filminde dublör kullanmayan Jolie, sette ufak bir kaza geçirmiş.
Ünlü oyuncu George Clooney, Emmy Ödülleri'nde hayırseverliğiyle konuşulacak.
Elvis Presley'in mumyalanmasında kullanılan eşyalar açık arttırmayla satılacak.
Ünlü yıldızı 2003 senesinden beri takip eden hayranına mahkeme kararı...
Arama
Bu Ay Dergide
 
Kendine özgü cool çekiciliğinin yanı sıra gün geçtikçe genişleyen aile...
Marie Claire Video
 
Elie Saab Sonbahar/Kış 2010
Paris Moda Haftası - WireImage Video/Serimaj
Hemen İzle
ERDEM Sonbahar/Kış 2010
Chloe Sonbahar/Kış 2010
Editörden Haberler
 
Istanbul, 16 Temmuz-28 Ağustos...
 
MARIE CLAIRE DUYURULAR
 
Marie Claire
Defileler
 
2010-11
Sonbahar - Kış
Koleksiyonlarının
500 En Çarpıcı Modeli
 
BU HAFTA EN ÇOK OKUNANLAR
EN YENİ HABERLER
ANASAYFA
|
EDITÖRDEN HABERLER
|
MODA
|
GÜZELLIK
|
LIFE STYLE
|
SÖYLEŞI
|
YAŞAM
|
VIDEO
|
BU AY DERGIDE
|
GİZLİLİK
|
KULLANIM KOŞULLARI
|
BİZE ULAŞIN
|
KÜNYE
İlginizi Çekebilecek Diğer Dergilerimiz
|
|
|