|
|
Marie Claire Türkiye
ANASAYFA
EDİTÖRDEN HABERLER
MODA
GÜZELLİK
LİFE STYLE
SÖYLEşİ
YAşAM
YARIşMALAR
Video
BU AY DERGİDE
Dünya özlemin böylesini hiç görmedi...
Aradan yirmi, hatta yirmi beş yıl geçmesine rağmen hala radyolarda çalan parçaların üretildiği, döneme ait rüküşlüğün yeni dokunuşlarla modernleştirildiği, uğruna sayısız makalenin yazıldığı, 80'li yıllar partilerinde nostalji yapılan bir dönemdeyiz şimdi. Çünkü dünya özlemin böylesini hiç görmedi.

Çok değil; 25 yıl geriye gidelim şimdi... Cep telefonu yok, MSN hayal dahi edilmiyor, ünlü markalar şık caddeleri, alışveriş merkezlerini henüz istila etmemiş, dev ekran televizyonlar karşısında, yüzlerce kanal arasında seçim yapmak sadece uzak bir düş, kredi kartı yeni telaffuz edilen bir kavram, sosyalleşmek için web siteleri değil ev partileri, mantar gibi türeyen diskotekler, yazlıklar, büyük caddelerde atılan turlar tercih ediliyor, dünya global bir köy halini almamış fakat o yolda hızla ilerliyor! 80'ler hem eski hem de yeni olmak, cinsel devrime, kadının iş hayatında yükselişine, tüm abartılı moda referanslarına rağmen saf kalmak demek belki de. 'Aslan yelesi' ya da perma saçlar, devasa vatkalar, renkli tozluklar, XXL trikolar, parmaksız dantel eldivenler, kelebek tokalar, topuktan bantla geçen tayt fuzolar, taşlı body'ler, avize küpeler, yırtık jean'ler ya da bileğinden çorapların gözüktüğü kısa paça ve yüksek belli pantolonlarla maksimalizme meydan okurken, ruhumuzu değişen dünya düzenine hazırlıyor, edindiğimiz tecrübelere rağmen saf yanımızı özenle koruyorduk. Bir daha hiç o yıllardaki kadar cesur bir frapanlığa sahip olamadık, geçmişe moda açısından hep biraz utanarak baktık, ancak efsane 80'leri de asla unutmadık. Madonna'nın materyal kızlarının Duran Duran'ın vahşi çocukları ile el ele verdiği günlerde, gençlik apolitik bir düşünce yapısına itilse de sessiz ve derinden kendi hareketini yaratıyordu aslında. Sadece punk şekil alan saçlar değildi bunun tek göstergesi. Taşlar tek tek yerinden oynarken Prenses Stephanie soylu olmasına rağmen şarkı söylüyor, George Michael 'I want Your Sex' diye itiraf ediyor, Working Girl'de Melanie Griffith Walt Street'te kariyer hırsını konuşturuyor, top modeller rock şarkıcıları ile sevgili oluyor, Live Aid konserleri ile dünya ilk kez büyük bir amaç için ortak paydada buluşuyor ve 'We are the World' diyordu. Kısacası 80'li yıllar değişimin başlangıcıydı...

Derin 80'ler
Karl Lagerfeld; "80'lerdeki değişimin getirdiği yenilik hissini özlüyorum. Çünkü o günlerde birçok modern kavram orijinaldi. Günümüzde 80'lerin rüküşlüğünden bahsedilir oldu. Ben buna hiç inanmadım. Bazı dönemler kendi içinde değerlendirilirler ve keşke şimdi o günlerdeki gibi bir moda kurbanına dönüşmek göze alınabilse" diyor. Bunda da büyük bir gerçeklik payı olduğunu kabul etmek gerekiyor. Prince; Kiss adlı şarkısında sevgilisine; 'Bir tavra sahip olmak için Hanedan'ı izlemek zorunda değilsin' derken, aslında belli bir tarza sahip olmak için dönemin olay dizisini seyreden kadınlara atıfta bulunuyordu. 80'lerin fenomen ismi bugün; "Artık Purple Rain ile sevgilisi ile dans eden çiftler kalmadı. Bir dönem slow dans vardı, aşklar öyle başlardı" diyor. Bunu da ilk gençliklerinde La Boum'u (Patlarsam Yanarsın) izleme şansına sahip olanlar daha iyi anlayabilirler belki de... Evet; Careless Whisper eşliğinde Airport'da; stüdyo 54'te dans edilen, Self Control ile erken biten ev partilerinde coşulan, eve biraz daha geç dönebilmek için aileden yana yakıla izin koparılmaya çalışılan 80'li yıllarda, 'acid' diye de bağırıyorduk. Perfecto ceketimizin yakasında ise mutlaka bir smiley amblemi asılı oluyordu. En az bir Technotronic kasetine sahip olmak gerekirken, Alphaville ile hep 'forever young' kalmak istiyorduk. Televizyon konserlerini videoya çekerken, Hayat Ağacı dizisinde Kelly Rutherford'u seyretmek için adeta dakika sayıyorduk. Renee Simonsen John Taylor ile henüz ayrılmamış, Madonna maternal mother'a dönüşmemiş, Part Time Lover'larımız olmamış, George Michael gay'liğini ilan etmemiş, Freddy Mercury ölmemiş, Guns'n Roses dağılmamış, Milli Vanilli sahtekarlık yapmamış, soğuk savaş dışında gerçek savaş görmemiştik. 80'ler geleceğe umutla bakmak demekti.


Özlemenin Böylesi
Balıkçı trikolarımızı yüksek belli taşlanmış jean pantolonlarımızın içine sokuyor, saçlarımızın ön kısmını kabartıyor, Pop Saati'ni bekliyor, mahallenin Simon Le Bon'a benzeyen delikanlısı ile aşk yaşıyor, Kristal Büfe'de hamburger yiyor, derken Taksim'deki ilk McDonald's şubesine terfi ediyor, Cindi Lauper eşliğinde 'kızlar sadece eğlenmek ister' diyor, Popcorn Dergisi satın almak için para biriktiriyorduk.

Maradona'yı gördük, Michael Jordan'ın doğuşunu izledik. Her birimizin hafta sonu giymek üzere kırmızı bir Converse'i, Nike Air'i, American Eagle'i, lise sıralarında ise bir loafer'ı mutlaka vardı. Bu arada Fioricci jean'leri de unutmamak gerek. Serpil Çakmaklı, Harika Avcı, Ahu Tuba ve Banu Alkan Televole kültürü olmaksızın magazini işgal ederken, Hülya Avşar'ın tacı bir günde elinden alınıyordu. Thatcher ve Reagan; kapitalist düzene yön verirken de yuppi'ler (young urban professionals - genç şehirli profesyoneller) kuşağı doğuyor, Sade onlar için Smooth Operator diyordu. About Last Night'da Demi Moore ve Rob Lowe eşliğinde seksi keşfediyor, Footloose ile 'gençlik güzeldir' diyorduk. Dahası; birçoğu tekrar çekilen, hatta sinemaya uyarlanan diziler izliyorduk; Dallas, Miami Vice, Tehlike Çemberi, Galactica, Martı Adası, Marco Polo, Cosby Ailesi, Charles İş Başında, Beyaz Gölge, San Francisco Sokakları, Mavi Ay, Kara Şimşek, Kuzey ve Güney gibi... Kalın kaşlarımız ile övünüyor; Brooke Shields'e, Christie Brinkley'e, Olivia Newton John'a, Paulina Porizkova'ya, Margaux Hemingway'e, Meg Ryan'a ya da Renee Simonsen'e benzemeye çalışıyorduk. Birçoğumuzun mutlaka Jane Fonda'lı bir aerobic ya da Jennifer Beals'li bir Flashdance videosu vardı. Britney Spears yerine Debbie Gibson, Jessica Simpson yerine Samantha Fox, Rihanna yerine Janet Jackson, Jennifer Lopez yerine Paula Abdul, Brad Pitt yerine Rob Lowe, The Pussy Cat Dolls yerine Bananarama, Pink yerine Kim Wilde, Lindsay Lohan yerine ise Phoebe Cates'imiz vardı. Okul kitaplarının arasında Beyaz Dizi okurken, bir yandan da John Taylor, Harry Hamlin, River Phoenix, Matt Dillon, Morten Harket, Jon Bon Jovi gibi bir sevgili ile birlikte olmanın hayalini kuruyorduk. Daha da önemlisi; 1989 yılında Berlin Duvarı yıkılırken, Scorpions Wind of Change'i söylüyor, biz ise ilk aşkımız gibi sonlanan bir tarihe tanıklık ediyorduk.

80'lere Cover
Yüksek bel, kelebek toka, yarasa kol, şal desen, el örgüsü kazaklar, beyaz ve buz mavisi jean'ler, kalın kemerlerle tamamlanan upuzun tunikler, altın bilekliğe ya da kolyeye takılan mavi boncuklar, kadife eşofmanlar, havlu şosetlerle giyilen topuksuz espadriller, dudak kenarları siyah kalemle çizilen kadınlar, eşofman üstü perfecto, dijital saatler, baklava desenli kazaklar, örgü şeklinde kalın saç bantları, çoklu olarak takılan fosforlu plastik bilezikler, şalvar pantolonlar, bel çantaları, palaska tipi kemerler, kurvaze takım elbiseler, Ray Ban güneş gözlükleri, kirli sakal, Playboy tavşanları, uzun ceketler, siklamen rengi rujlar, oduncu gömlekler... Tüm kitsch ve abartılı görünümüne rağmen dünyada tasarımın ergenlik dönemi yaşanıyordu. Günümüzde 'vasat' olarak tanımlamamıza rağmen günümüzün ünlü modacılarına göre kendine özgü bir kişiliği olan bir zaman dilimiydi... Anne Klein, Perry Ellis, Donna Karan ve Calvin Klein önderliğindeki 80'ler modası; bugünkü gibi lise çağını süren genç kızların tasarım giysiler giymesini öngörmese de, sinema ve müzik endüstrisinin moda üzerindeki etkisi büyüktü. Yırtık jean'ler, tozluklar ve tayt üzerine giyilen penye tunikler Flashdance aracılığı ile zirve yaparken, Madonna bir anda balık ağı çorapları, bustiyerleri, parmaksız eldivenleri ve mini eteği gündeme taşımıştı. Olgun yaştakiler ise Meryl Streep'in Afrika'nın Dışında filmine göndermeler yapıyordu. Solaryum salonları birbiri ardına açılıyor, sneaker'lar popülerleşiyordu. Video oyunları, aerobic, Commodore 64, walkman hayatın değişmez bir parçası olurken; minivan'lar tercih ediliyor, AIDS Rock Hudson gibi ilk kurbanlarını veriyor, hispanik ve zenci şarkıcılar ilk kez tepeye oynuyordu. Günümüze taş çıkartan elektronik ve heavy metal müzik, modaya çeşitlilik katarken biz de sınırlarımızı zorluyorduk. Moda kurbanı olmak ise kimsenin umurunda değildi. 80'li yılları bir kez daha günümüze ışınlayan tüm bu veriler, bize artık unutmaya yüz tuttuğumuz heyecanlarımızı da anımsatıyor. Ünlü tasarımcılar belki de sırf bu nedenle, 80'li yılların kült parçalarını tekrar podyumlara taşıyorlar. Kısacası bir zamanlar tereddüt etmeden uyguladığımız 'power dressing' bir kez daha gündemde. Gürültücü, renkli, mantıksız, eğlenceli, hatta gülünç olmayı göze alabilecek miyiz? Potlar, hatalar, kusurlar, hatta kişilik olarak gaflarla dolu 25 yıl öncemiz bugüne aynı cesaret ile yansıyabilecek mi? Marc Jacobs; "Bir kere cesaret eden yine eder" diyerek cevaplıyor bu soruları ve ekliyor; "Modada post faux pas döneme hazır olun." Kısaca; 80'lerde hissettiklerinizi yeniden anımsayın... Çünkü dünya özlemin böylesini görmedi.

Deniz Ece Pir

Şubat 2009


Galeri
 
 


Yorumlar
Siz de Yorumda Bulunun
Yorumda bulunabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir


"Çifte Standart" isimli sergi, Los Angeles Çağdaş Sanat Müzesi'nde açıldı.
Ünlü müzisyenin hatıralarından oluşan kitap Kasım ayında çıkacak.
Hande Kazanova, bundan böyle MarieClaire.com.tr okuyucuları için haftalık burç yorumları yazacak...
Fransız bilim insanları, da Vinci'nin tablolarında kullandığı boya tekniğini çözmeye çalışıyor.
Ünlü yıldız, Uganda'da savaş mağduru çocuklarla görüştü...
Arama
Bu Ay Dergide
 
Kendine özgü cool çekiciliğinin yanı sıra gün geçtikçe genişleyen aile...
Marie Claire Video
 
Elie Saab Sonbahar/Kış 2010
Paris Moda Haftası - WireImage Video/Serimaj
Hemen İzle
ERDEM Sonbahar/Kış 2010
Chloe Sonbahar/Kış 2010
Editörden Haberler
 
Istanbul, 16 Temmuz-28 Ağustos...
 
MARIE CLAIRE DUYURULAR
 
Marie Claire
Defileler
 
2010-11
Sonbahar - Kış
Koleksiyonlarının
500 En Çarpıcı Modeli
 
BU HAFTA EN ÇOK OKUNANLAR
EN YENİ HABERLER
ANASAYFA
|
EDITÖRDEN HABERLER
|
MODA
|
GÜZELLIK
|
LIFE STYLE
|
SÖYLEŞI
|
YAŞAM
|
VIDEO
|
BU AY DERGIDE
|
GİZLİLİK
|
KULLANIM KOŞULLARI
|
BİZE ULAŞIN
|
KÜNYE
İlginizi Çekebilecek Diğer Dergilerimiz
|
|
|