|
|
Marie Claire Türkiye
ANASAYFA
EDİTÖRDEN HABERLER
MODA
GÜZELLİK
LİFE STYLE
SÖYLEşİ
YAşAM
YARIşMALAR
Video
BU AY DERGİDE
Sicilya doğumlu Lucia Croce tam beş yıldır Beymen için tasarım yapıyor.
Farkındalığını ve hassasiyetini çalışmalarına bütünüyle yansıtan ve İstanbul - Milano arasında mekik dokuyan Lucia Croce ile moda üzerine sohbet ettik.

Tasarıma nasıl başladınız?
Ailemin de desteğiyle Milano'ya Moda Tasarımı okumak üzere gittim. Bu alanda Avrupa'nın en iyi okullarından biri olan Marangoni Enstitüsü'ne devam ettim. Okuldan sonra ise Londra'ya İngilizce öğrenmeye gittim. Ancak tam da o sırada beni Milano'ya geri çağırdılar ve çalışmaya başladım. 2003'de de bir yıllığına Tokyo'da özel sektörde yer alan bir firma için çalıştım. Japon moda endüstrisinde çalışmak çok değişikti. 2004 yılından itibaren de Beymen'le çalışmaya başladım. Aslında moda dünyasının dışındayken de her zaman özel ve yeni tasarımları araştırıyordum. Her zaman yeni olanın peşindeydim. Bu yüzden tasarım yapmak beni her zaman etkilemiştir.

Beymen ile nasıl bir araya geldiniz?
Koleksiyonlarında değişime gitmek, daha Batılı veriler kazanmak istedikleri sırada ister istemez bir arayışa da girmişler. Benim de Beymen'de çalışan bir arkadaşım vardı ve onun vasıtasıyla iletişime geçtiler.

Beymen kadın koleksiyonuna nasıl bir katkınız oldu? İlk başladığınız yıl ile bugün arasında ne gibi değişiklikler yaşandı?
Koleksiyonu daha görünür kılmaya çalıştım. Yeni tasarımlarla içerik çok değişti, bu nedenle müşteriler de değişti. İlk başladığım günlerde müşteriler çok daha tutucuydu. Tutucudan kastım, değişime çok da açık değillerdi. Genellikle zarif, şık iş kadınlarının tercihi bir marka olmasından dolayı aradıkları parçalar hep net ve keskin hatlı oluyordu. Bu durumda çalışmalarımızı biraz ağırdan alıp, öncelikli olarak küçük ayrıntılar üzerinde değişikliklere gittik. Zaman içinde volümler ve styling farklılaşmaya başlayınca genel görünüm de değişti ve tasarladıklarımı benimsemeye başladılar. Ayrıntılar, renkler; kısacası bu koleksiyonun genel görüntüsünü oluşturan her parçaya konsantre oldum. Bütün bu özellikler arasında denge kurmaya özen gösterdim. 'Beymen' denildiği zaman akılda genel ve net bir görünümün oluşması çok önemli çünkü. Şu anda kadın müşterilerimiz biraz daha feminen görünmekten çekinmiyorlar çünkü kendilerini zaman içinde buna hazır hissettiler. İster bankada çalışıyor olsunlar ister üst düzey yönetici konumunda bulunsunlar, çok daha kadınsı ve zarifler.

Türk kadınının genel giyim tarzını nasıl buluyorsunuz?
İşten sonra akşam yemeği için çok şık yerlere gidiyorum ve Türk kadınlarının nelerden hoşlandıklarını gözlemliyorum. Bence şık olmak için çok zorluyorlar kendilerini ama cesurlar, kendilerine olan güvenleri ise eskiye oranla daha fazla. Aslında Amerikan kadınlarına benzetiyorum biraz, tıpkı onlar gibi trend'leri hemen yakalıyorlar. Nişantaşı'nda sözünü ettiğim gibi biraz daha Amerikan tarzı kadınlara, Beyoğlu Tünel çevresinde ise daha Avrupalı kadınlara rastlamak mümkün. İstanbul'da her şeyden biraz bulabiliyorsunuz. Türk kadınları çok pratik. Yaşadıkları şehrin özelliklerinden dolayı belki de. Bir de gayet feminenler. İstedikleri zaman seksi, istediklerinde de spor görünebiliyorlar. Sokaklarda kısıtlı bütçe ile çok şık giyinen genç kızlara da rastlıyorum. Yeni bir görünüm yaratma kapasitesi çok yüksek.

Farklı bir kültürden olmanız görüşünüzü nasıl etkiliyor. İtalya'da yetişip, kısa bir süre Japonya'da çalışıp ve şimdi de hem bir Türk firması hem de İtalyan firması için tasarım yapıyorsunuz, nasıl bir kültür etkileşimi içindesiniz?
Aslında değişim daha çok benden... Hep çok farklı işler çıkarmayı istiyorum. Tasarım yaptığım iki firmanın tarzı da, müşteri kitlesi de çok farklı. Bu yüzden öncelikle kadınların psikolojisini anlamaya çalışıyorum. Örneğin Türkiye'de kadınların değişim konusunda ne kadar hassas olduklarının farkındayım. Ancak dünya değişiyor ve ister istemez bizi de etkiliyor.

Beymen'in yeni koleksiyonundan bahsedelim biraz da... Hangi materyaller kullanıldı? Genel görünümü nasıl tarif edersiniz?
2009 İlkbahar - Yaz koleksiyonu tamamen değişen mood'lar ile ilgili. Günümüzde, günlük hayatta sürekli değişiyor ve gelişiyoruz, kadınlar da bu değişimi feminenliklerinden ödün vermeden yaşıyorlar. Bu değişim zamanlarında koleksiyon çok yönlü, volümler daha ölçülü, biçimler daha göşterişli ve kadınsılığı daha güçlü bir şekilde vurgulayan ayrıntılar kullandık. Renk geçişleri daha yumuşak. Siyahtan parlak tonlara, abartılmış koyu gölgelerden daha romantik açık tonlara yumuşak renkler var. Renkler arasında siyahtan yakıcı turuncuya, asil maviden turkuaza, pembenin soluk tonlarından güçlü yeşillere uzanan bir yarış var. Desenlerde sezonun olmazsa olmazı çizgiler, çiçekler ve puantiyeden etkilendik. Dantel bu sezonda çok önemli bir materyal bizim için. Daha çok detaylara iliştirdiğimiz ve genel görünümü etkileyen bir unsur. Dantele lazer kesimli deri ceketlerde, dantel desenli örme elbiselerde ve çok özel, ince, el yapımı bluzlarda rastlayabilirsiniz. Kolesiyonun önemli parçaları ise çizgileri ve volümüyle 50'lerin dans elbiseleri, seksi kalem etekler, ceketler ve bilekte biten pantolonlar. Beymen daha doğal çizgilere sahip. Bunun dışında her zaman ayrıntılarda gizli süslemeler var. Biz modern bir görünümün daha geçerli olduğunu düşünüyoruz.

Valentino'daki yeni görevinizden bahsedelim...
Bir yıl önce şirket değişime gitmeye karar verdi. Çünkü Valentino artık orada değildi. Ben de o dönemde Milano'da Valentino Rome koleksiyonu için çalışmaya başladım. İki farklı firma için çalışmak çok yorucu fakat bundan hoşlanıyorum. Birbiriyle benzerliği olmayan iki farklı koleksiyon hazırlamak çok keyifli.

Bir tasarımcı olarak İstanbul'un yaratıcılığınız üzerinizdeki etkisi nasıl oldu?
Milano'da kaldığım zaman gözlemler yapıyorum. Oradaki şehir hayatının sizin gündelik yaşamınıza çok da uzak olmadığını görüyorum. Etnik özelliklere gelirsek... Ben tasarımlarımda yoğun bir şekilde etnik ayrıntılar kullanmaktan hoşlanmıyorum. Artık belirli bir atmosferde yaşayan insanların sahip olduklarının dışında değişik şeyler aradıklarını fark ettim.

Nisan 2009


Galeri
 
 


Yorumlar
Siz de Yorumda Bulunun
Yorumda bulunabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir


Kate Moss Longchamp'in yeni kampanyası için kamera karşısındaydı.
Havalı ve seksi mayolar için Miami'de buluşuyoruz.
Geçtiğimiz sonbahar kampanyasında Disney çizgi karakterlerine yer veren McCartney bu sonbahar da renkli bir kampanyayla karşımıza çıkıyor.
Sezonun en şık bikini, mayı ve mayokinilerini sizin için seçiyoruz!
Cavalli'nin yeni sezon reklamlarında Gisele Bündchen yer alıyor.
Arama
Bu Ay Dergide
 
Kendine özgü cool çekiciliğinin yanı sıra gün geçtikçe genişleyen aile...
Marie Claire Video
 
Elie Saab Sonbahar/Kış 2010
Paris Moda Haftası - WireImage Video/Serimaj
Hemen İzle
ERDEM Sonbahar/Kış 2010
Chloe Sonbahar/Kış 2010
Editörden Haberler
 
Istanbul, 16 Temmuz-28 Ağustos...
 
MARIE CLAIRE DUYURULAR
 
Marie Claire
Defileler
 
2010-11
Sonbahar - Kış
Koleksiyonlarının
500 En Çarpıcı Modeli
 
BU HAFTA EN ÇOK OKUNANLAR
EN YENİ HABERLER
ANASAYFA
|
EDITÖRDEN HABERLER
|
MODA
|
GÜZELLIK
|
LIFE STYLE
|
SÖYLEŞI
|
YAŞAM
|
VIDEO
|
BU AY DERGIDE
|
GİZLİLİK
|
KULLANIM KOŞULLARI
|
BİZE ULAŞIN
|
KÜNYE
İlginizi Çekebilecek Diğer Dergilerimiz
|
|
|