|
|
Marie Claire Türkiye
ANASAYFA
EDİTÖRDEN HABERLER
MODA
GÜZELLİK
LİFE STYLE
SÖYLEşİ
YAşAM
YARIşMALAR
Video
BU AY DERGİDE
Kadınlar Dünya'yı "solo" keşfetmeye çıkıyor...Yalnız gezen kadınlar anlattı...
Marie Claire Mayıs 2009

Tek başına seyahat edecek kadar özgüvenli, cesur ve bilinçli olabilen kadınların sayısı gün geçtikçe artıyor. Üstelik her birinin seyahat anlayışı ya da tarzı birbirinden farklı. Bu meydan okuyucu yönelişi, dünyayı yalnız keşfetmeyi tercih eden üç kadından dinliyoruz.

Vildan Aktuna -Müşteri İlişkileri Temsilcisi / 30 Yaşında
İlk gerçek solo seyahatini liseyi bitirdiği yıl, İskoçya'ya yapmış Aktuna... Ancak bu babasından zorla kopardığı bir hediyeymiş aslında. Üniversite sonrasında çalışmaya başlamasıyla birlikte de benzer hediyeleri kendine vermeye başlamış. Tek başına tam 11 farklı ülke ve sayısız insan tanımış.

-"Robert Kolej'in ardından Boğaziçi Üniversitesi'nde İşletme okudum. O güne kadar gittiğim gerçek anlamdaki tek solo seyahat Kraliçe Mary'nin hayat hikâyesinden etkilenerek babamdan kopardığım İskoçya olmuştu. Dışa dönük ve girişken bir insanım. Dolayısıyla içgüdüsel olarak daha fazla insan tanımak istiyordum. Para kazanmaya başlayınca da arkadaşlarım gibi gardırobuma harcayacağıma yollara düştüm. Önce Balkanlardan başladım, sonra da uzaklara yöneldim."

-"Tarih elbette ilgimi çekiyor ama benim esas merakım değişik insanlara... Yolculuklarım sayesinde fotoğraf, ilk yardım ve İspanyolca gibi çeşitli eğitimler de aldım. Öğrendim ve geliştim. Binlerce portre çekmişim. Hepsinin adını, işini, ülkesini ve ilginç yanını not etmişim. Geçtiğimiz günlerde üzülerek elemek zorunda kaldım."

-"Her ülkenin kendine özgü bir dokusu ve insan zenginliği var. Ben gittiğim yerlerde çalışmam. Bunun yerine insanlara karışır ya da en ekonomik şekilde oradan oraya gezerim. Bunun için esaslı bir bütçe yapmak gerekiyor. İşin içine daldıkça da uzmanlaşıyorsunuz. Çalıştığım için yılda resmi tatiller hariç sadece ilk iznimi kendime ayırabiliyorum. Diğerleri arkadaşlarıma ya da sevgilime ait."

-"Yalnız seyahat eden bir kadın korkusuz olmalı diye bir kural yok. Tam tersine korkmak bir dizi önlem almayı gerektirir ama gözü kara olmalısınız o ayrı. Dil bilmek de şart. Bu birçok kolaylık sağlıyor. Sadece derdinizi anlatmak için değil, insanların hikâyelerini tartışmak için de gerekli. Bugüne kadar ne paramı çaldırdım, ne zora düştüm ne de ben istemedikten sonra herhangi bir sarkıntılık ile karşılaştım. Yine de yalnız tatil ile yalnız seyahat çok ayrı kavramlar. Tatile gidilebilir ama seyahat daha içerikli."

-"Çok dağınık bir insanım. Bu yüzden beni baz almamalısınız. Süslüyüm, bu yüzden vazgeçilmezlerim var. Gittiğim yerlerde vintage mağazaları, bit pazarlarını, eskicileri mutlaka defalarca gezerim ve çok şey toplarım."

-"Hayatınızda biri varsa ya da evliyseniz bu seyahatleri anlaması mümkün değil. Benim için de çok sorun oluyor. Kaldı ki bazen ben de tüm girişkenliğime rağmen çok yalnızlık hissediyorum ama bu tercihin garip bir güven var kadına kattığı. Uçak yolculuklarını çok seviyorum. En çok da Avustralya'ya gittim fakat Amerika gibi akla zarar insanlarla tanıştığım bir başka ülke olmadı."

Burcu Toksöz-Piyanist / 29 Yaşında
O hayatını özel resepsiyonlarda ve otellerin happy hour'larında caz piyanistliği yaparak kazanıyor. Solo seyahat etmeye ise bundan iki yıl önce, uzun süreli ilişkisi sonlanınca başlamış. Aşk acısını unutmak için adım attığı bu dünya şimdi hayattaki en büyük tutkusuna dönüşmüş. İki yıl içinde de tam sekiz farklı ülkeye gitmiş.

-"Çok sevdiğim erkek arkadaşımdan ayrıldığımda, herkesten ve her şeyden uzaklaşmak istemiştim bir süre. Dilini bilmediğim, kültürü ve insanları bana tamamen yabancı bir yerde kendimi unutmak istiyordum. İnternet üzerinden gerekli düzenlemeyi yapıp soluğu 12 günlüğüne Mısır'da aldım. Başlayış o başlayış! Ailem benim için çok endişelenmişti, ben de endişeliydim ama o günden sonra kendime yeni bir ben yarattım."

-"Giderek fark ettim ki; seyahatlerimde ya hayatımı düşünüp yeniden güçleniyorum ya da kendimi dahi unutup tamamen dinleniyor ve arınıyorum. Grup seyahat ettiğinizde bu şansa sahip değilsiniz ve birbirinize yapışıp kalıyorsunuz."

-"En zorlu seyahatim iki aylığına gittiğim Kolombiya oldu. Ülke yalnız bir kadın için hiç de güvenli değil. Tam iki kez paramı çaldırdım ve birçok kez de kazık yedim. Ancak ilk kez çalışarak kültürü öğrendiğim yer de orasıydı. Cartagena'da bir restoranda napoliten şarkılar çalıyordum. Kurduğum arkadaşlıklar da çok köklü oldu."

-"Bugüne kadar sadece iki kez rahatsız edici derecede askıntılık yapıldı bana. Biri Kolombiya'da diğeri de Meksika'da. Meksika'dakinde çok korkmuştum çünkü adam uyuşturucu etkisindeydi ve sonrasında defalarca kaldığım evin önüne gelerek zorda bulundu. Komşumdan ve polisten yardım istedim. Aslında her şey sizin tavrınızla alakalı. Önleminizi aldıktan sonra yalnız seyahat etmekten korkmayın. Bir de hastalanma riski var. Özellikle yiyeceklerden ama ben bağışıklık kazandım artık. Gitmeden mutlaka sağlık hizmetlerini araştırırım titizlikle. Önemli telefonları not ederim. Bu ihmal edilmemeli."

-"Bütçemin bir kısmını seyahatlerim için ayırıyorum. Genellikle içimden neresi geçiyorsa o ülkeye kanalize oluyorum. Çok iyi araştırıyor, sorguluyor, mailleşiyor, okuyor, iş ayarlamaya çalışıyorum. Hiç görmediğim ülkeler tercihim. Seyahat acentelerinden yardım almayı ya da yeni türeyen gezgin kulüplerini ise hiç sevmiyorum. Tamamen bireyselim."

-"Yanıma sadece gerektiği kadar eşya alırım. Hatta giysilerimi gittiğim ülkeden temin etmeye özen gösteririm. Taşıdığım tek ağır eşya lap top'ım. Paramın bir kısmını yanıma alıyorum, bir kısmını ise gittiğim ülkede banka aracılığı ile temin etmeye çalışıyorum."

-"Sadece kültür ile ilgileniyorum ben. Alışveriş tutkum fazla yok."

Esra Kuloğlu -Çellist / 30 yaşında
Esra üç yıl önce yalnız seyahat etmeye başlayarak; Barbados'a gitmeye karar vermiş. Akabinde Türkiye genelini, İrlanda, Brezilya ve tropik adaları dolaşmış. Tercihi deniz ve güneş olup, bir de üstüne üstlük frapan bir kadın olunca seyahatlerinde zorluklar da yaşamış.

-"Aslında yalnız seyahat etmeyi pek de cazip bulmuyorum. Sonuçta kim yalnızlığı tercih eder ki? Ama benimle gelecek herhangi biri olmadığında artık planlarımı da iptal etmiyorum. Keyif aldığım yanları da var üstelik. Bunlardan en önemlisi kendi programımı dilediğim gibi yapabilmek."

-"Üç yıl önce hep çok istediğim sıcak bir iklime gitmek istemiştim. Param ve zamanım vardı. İnternet ise elimin altındaydı. Önce benim ile gelmesi için kardeşimi, annemi, nişanlımı ve arkadaşlarımdan birkaçını ikna etmeye çalıştım ama ya zamanları uymuyordu, ya paraları yoktu ya da öncelikleri farklıydı. Birol önce gitmemi istemedi. "Bekle ilk uygun fırsatta birlikte gideriz" dedi ama ısrar ettim. Bunu çok istediğimi biliyordu, saygı duydu. Bir kez gidip de sağ salim dönünce de diğerlerine de izin çıktı."

-"Seyahat acentelerinin düzenlediği turları sevmiyorum. Kendim münferit olarak daha ucuza çıkarıyorum her şeyi. Ben deniz, kum, sıcak iklim seviyorum. Dolayısıyla tropik bir adada yalnız tatil yapan bir kadın gördüklerinde, bunu yanlış değerlendirenler de çıkabiliyor ama nazikçe reddediyorum. Zaten kaldığım otellerin güvenlikli ve kalabalık olmasına özen gösteriyorum. Bir keresinde uzun kirpiklerime bakarak; "Bunlar takma mı?" diye laf atıp, tatilimi berbat etmek isteyen biri ile çok uğraşmıştım. Amerikalıydı. Hemen otel müdürüne şikâyet ettim ve anında sindi."

-"Benim gibi yalnız seyahat eden çok kadın ile karşılaştım bugüne kadar. İnsan gururlanıyor. Hatta St. Bart's seyahatlerimden birinde İrlandalı bir kadın ile tanıştım. Çok iyi arkadaş olduk. Ertesi yıl Dublin'e gittim. O da buraya geldi. Kendimi bir dünya vatandaşı ve yalnızlığa meydan okuyan biri olarak görüyorum artık."

-"Brezilya Karnavalı'nda da tektim ama sanki çok kalabalıktım. Tanımadığım insanlar ile bira içtim, dans ettim, ülkemi anlattım. Bana hep tehlikeli olduğu söylenmişti fakat tam tersi ile karşılaştım. Rüya gibi bir tatildi. Tam on gün hiç yalnızlık çekmedim. Dünyanın bir ucunda yalnız fakat hayatın tadını çıkarabiliyordum. İnanın bazen İstanbul'da dışarıda yalnız yemek yemeye çekiniyorum ama seyahatlerimde çok daha güvende ve rahatım."

-"Hedefim Ekvator, Orta Amerika ve Japonya. Benim ile gelmek isteyen gelir, gelemezlerse yine tek giderim. Benim için önemli olan iklim sanırım. Sıkı bir ön çalışma yapıyorum. Biraz uçak korkum var ama bu bir engel değil. Sadece bir kez paramı düşürdüm ama önemli bir rakam değildi. Gittiğim yerlerden de öncelikle otantik eşyalar satın alıyorum."

Deniz Ece Pir





Yorumlar
Siz de Yorumda Bulunun
Yorumda bulunabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir


"Çifte Standart" isimli sergi, Los Angeles Çağdaş Sanat Müzesi'nde açıldı.
Ünlü müzisyenin hatıralarından oluşan kitap Kasım ayında çıkacak.
Hande Kazanova, bundan böyle MarieClaire.com.tr okuyucuları için haftalık burç yorumları yazacak...
Fransız bilim insanları, da Vinci'nin tablolarında kullandığı boya tekniğini çözmeye çalışıyor.
Ünlü yıldız, Uganda'da savaş mağduru çocuklarla görüştü...
Arama
Bu Ay Dergide
 
Kendine özgü cool çekiciliğinin yanı sıra gün geçtikçe genişleyen aile...
Marie Claire Video
 
Elie Saab Sonbahar/Kış 2010
Paris Moda Haftası - WireImage Video/Serimaj
Hemen İzle
ERDEM Sonbahar/Kış 2010
Chloe Sonbahar/Kış 2010
Editörden Haberler
 
Istanbul, 16 Temmuz-28 Ağustos...
 
MARIE CLAIRE DUYURULAR
 
Marie Claire
Defileler
 
2010-11
Sonbahar - Kış
Koleksiyonlarının
500 En Çarpıcı Modeli
 
BU HAFTA EN ÇOK OKUNANLAR
EN YENİ HABERLER
ANASAYFA
|
EDITÖRDEN HABERLER
|
MODA
|
GÜZELLIK
|
LIFE STYLE
|
SÖYLEŞI
|
YAŞAM
|
VIDEO
|
BU AY DERGIDE
|
GİZLİLİK
|
KULLANIM KOŞULLARI
|
BİZE ULAŞIN
|
KÜNYE
İlginizi Çekebilecek Diğer Dergilerimiz
|
|
|